Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Ocak 2012 Pazartesi
22 Eylül 2011 Perşembe
20 Eylül 2011 Salı
Rastlantının Bir Nedeni Var mıdır?
Eylül 20, 2011 | Henüz Yorum Yapılmamış |
Düzen üretmek mi kolaydır, rastgelelik üretmek mi? Bu ne kadar saçma bir soru, boyaları fırlatıp ortalığı kirletmek tabii ki kolay, halbuki bir tablo yapmak tabii ki zor!
Bilimciler ise öyle demiyor! Tam kusursuz bir rasgelelik üretmek, hiç bir nedenselliğe bağımlı kalarak etkilenmeyen ve öbeklenmeyen bir rasgelelik oluşturmanın çok zor olduğunu söylüyorlar. Bu neden gerekli, kırılamaz şifre üretmek için. Bilimsel araştırmalar ancak kuantum ilkelerle çalışan bilişsel makinelerin böyle tümüyle rasgele olduğu sanılan şifreler üretebildiğini, bunu da şimdilik kaydıyla belirtiyorlar. Bu kuantum şifrelerin kırılamazlığına çok güvenmenin de yersiz olduğunu söylüyorlar.
En rasgele gibi görünen sistemlerde bile şaşırtıcı bir düzen ortaya çıkıyor. 1881 de İtalyan matematikçi Cesaro, rasgele seçilen iki rakamın 1 den büyük herhangi bir sayıya bölünememe olasılığının pi'nin karesiyle bağlantılı olduğunu göstermişti. Bulduğu formül, istenilen hangi yöntemle iki rasgele sayı seçilirse seçilsin, binde beşlik bir hata olasılığı ile pi sayısı ile eşleşiyordu. Bu yöntemle bir çok rasgele olayı, yıldızlar arasındaki uzaklıklar, bir nehrin kıvrımları ve ve yere atılan cisimlerin konumları, pi sayısı ile eşleştirilebilmiştir.
Raslantısal olaylarda şaşılacak ve açıklanamayan kümelenmeler olmakta, eşit dağılım olmamaktadır. Bu kümelenmelerden nedensel anlamlar çıkarmak bazen şaşırtıcı biçimde doğru sonuçlar vermekte, bazen ise kümelenmenin hiç bir nedensel anlamı bulunamamaktadır. Rasgele sayılar söylemesi istenen kişiler genellikle sayı tekrarlamama, eşite yakın dağılım gösteren sayılar seçme eğilimindedir. Doğadaki rasgelelik ise böyle çalışmıyor. Bir anlamı olup olmadığı çok kafa yoran kümelenme ve tekrarlar ortaya çıkıyor.
Acaba doğada rasgelelik üretebilen tek makine insan beyni mi? Bir rakam belirlerken bizi o rakamı seçmeye iten hiç bir nedensellik hissetmiyoruz. Hissimiz bizi yanıltıyor mu, doğruyu mu gösteriyor?
1970 de rasgelelik üretmek için tasarlanan RANDU yazılımının bilgisayarda belli belirsiz bir düzen ortaya çıkardığı keşfedildi. O günden sonra gerçek bir rasgelelik üretme amaçlı bir çok yazılım geliştirildi. Tüm geliştirilen yöntemlerin hâla gerçekten mutlak bir rasgelelik içerdiğine kuşku ile bakılıyor. Gündelik hayatta piyangoda kazanan numaranın rasgele üretildiğine güvenebiliyoruz.
Acaba gerçekten öyle mi? Rastlantılar bir anda bir noktada bir mucize yaratıyorlar mı?
Ne alaka ama yanıt CERN'de aranıyor! Evren oluşurken eşit sayıda oluşan madde ve anti madde parçacıklarının rasgele bir dağılımla birbirlerini yok etmeleri ve hiç madde oluşmaması gerekirken, evrenin neden maddeden oluştuğu anlaşılamıyordu.
İlk kez CERN'de maddenin tam olarak karşı maddeye simetrik davranmadığı, maddenin biraz "torpilli" olduğu kanıtlandı. Yani evren oluşurken değil, hâlen öyle, madde hâlen bu konuda "torpilli" bu bizzat gözlendi! CERN'de anti madde yaratılabiliyor ve madde ile etkileştirilme deneyleri yapılabiliyor.
17 Temmuz 2011 Pazar
Kara Bulutları Dağıtacak 5 Taktik
Temmuz 17, 2011 | Henüz Yorum Yapılmamış |
Sabah işe geç kaldınız, gününüz berbat geçti, sıkıntıdan ve stresten patlamak üzeresiniz ve yatağınıza yattığınızda uyuyamıyorsunuz..! Bu kabusa son verip keyfinizi yerine getirecek 5 taktikle yüzünüz gülecek...
Bir gününüzün diğerine uyması gerektiğini kim söylemiş? Salı günü yüzünüzde çiçekler açarken, çarşamba günü aynaya bile bakmak istemeyebilirsiniz. Unutayın ki, bu gibi durumları lehinize çevirmek elinizde. Gününüzün rezil olmasına izin vermeyin ve tavsiyelerimizi okuyun.
1) SIKINTIDAN PATLAMAK ÜZEREYKEN:
Öyle günler olur ki keşke hiç yaşamasaydım diye düşünürüz. Böyle bir durumda size önereceğimiz tekniğin çok işe yaradığını göreceksiniz. Kalp, vücudunuzun ritmini koruyan bir organdır. O sakin olduğunda vücudunuz ve aklınız sakinleşir. Önereceğimiz bu aktivite sadece bir dakikanızı alacak:
- Elinizi göğsünüzün sol tarafına koyun ve üç kez yavaş yavaş nefes alın.
- Yorgunluğu ve kızgınlığı üzerinizden atmak için sevdiğiniz birini düşünün.
- Düşüncelerinizi dağıtabilmek için 10 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Bu, kalp atış hızınızı yavaşlatacak ve sorunlannızı daha açık bir zihinle düşünebileceksiniz.
2) BİRİ SİZİ ÜZDÜĞÜNDE:
Kendinizi iyi ifade edemediğinizde kötü bir ruh hali içine girersiniz. Biri sizi üzdüğünde bunu ondan saklamayın. Ne hissettiğinizi dile getirin. Buna sandviç tekniği deniyor; önce pozitif bir şey söyleyin, ardından üzüldüğünüzü belirtin ve konuşmanızı pozitif herhangi bir şeyle sonlandırın.
Sizi üzen patronunuz olduğunda bunu uygulayamayabilirsiniz. Böyle bir durumda sinirinizi bozan şeyi bir arkadaşınıza ya da yakınınıza anlatın. Kendinizi ne kadar iyi hissedeceğinize şaşıracaksınız.
3) GÜN BOYUNCA KÖTÜ BİR RUH HALİ İÇİNDE OLDUĞUNUZDA:
Bir şey ya da biri sinirinize dokunduğunda bütün gününüz rezil olabilir. Sonrasında ise istemeden de olsa çevrenizdeki başka insanlara kötü davranmaya ve onları kırmaya başlayabilirsiniz. İşte böyle durumlarda aşağıdakileri yapmayı deneyin:
- Durumu puanlayın. Ne kadar sinirlendiğinize 1 ile 10 arasında bir puan verin.
- Daha farklı davranabilmeniz mümkün olur muydu diye düşünün.
- Durumu nasıl daha iyi bir hale getirebileceğinizi düşünün. Arkasından da yaşananların bir daha tekrarlanmaması için olayları kafanızda tartın.
- Başka insanların duygularını kontrol edemeyeceğinizi kabullenin.
- Unutmayın ki, problemlere bakışınız sonrasında olacakları ve bütün hayatınızı derinden etkiler.
4) STRESTEN ÇOK BUNALDIĞINIZDA:
Konuşmayın, parmak uçlarınızı kullanın! Parmak uçlarınızla küçük darbeler gerçekleştirmeniz vücudunuzdaki enerji akışını dengeler. Uzmanlar bu tekniğe duygusal akupunktur adını veriyorlar. Gözlerinizin üzerine orta parmağınızın ucuyla hafifçe 5 kez vurun. Sonrasında köprücük kemiği ile kaburganızın birleştiği yerlere aynı vuruşları tekrarlayın. İşlemi göğüs kafesiniz ile tamamlayın. Bu enerji noktalarına parmak uçlarınızla masaj yapmak sizi rahatlatacaktır.
5) KAFANIZDAKİ DÜŞÜNCELER YÜZÜNDEN UYUYAMADIĞINIZDA:
Yatakta dönüp durmak yerine sırt üstü pozisyona gelin, çenenizi gövdenizle aynı hizaya getirip tavana bakın. Bacaklarınızı iyice gerin ve kollarınızı düzgünce vücudunuzun yanına koyun.
Parmak uçlarınızdan başlayarak vücudunuzun her noktasını hissetmeye çalışın. Vücudunuzdaki tüm kasları rahatlatırken düzenli bir şekilde nefes almaya çalışın. Gözlerinizi kapatın, bu arada dişlerinizi sıkmamaya dikkat edin. 10 defa derin nefes alıp verin.
Bu şekilde önce vücudunuza sonra nefesinize odaklanarak zihninizi boşaltmanız mümkündür. Yarım saatte uykuya dalacağınızdan emin olabilirsiniz.
Popular Posts
-
TAI CHI NEDİR? Tai Chi Chuan ’ın temeli İÖ 2000 yıl önce eski Hindistan'da yapılan yoga çalışmalarına dayanır. Fakat Çin felsefesinin...
-
Bir erkeğin hayatında gerçekten başka bir kadın için bir yer olabilir mi, olmalı mı? Bir kadınla bir erkek gerçekten sadece arkadaş olabil...
-
Vücudumuzu yöneten beynin, bazı baskılarla görevini yapamaz hale geldiği biliniyor. Yapılan bir araştırmada beynin düşünce ve tasarım yeten...

