Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2018 Pazartesi

“Aurora Borealis” Nedir, En İyi Nerede İzlenir?


Doğanın sunduğu en harika gösterilerden biri olan kuzey ışıkları izleyenlere adeta büyüleyici bir şov sunuyor. Rengarenk ışıkların dansının hayranlık uyandırdığı, farklı ve göz alıcı bu özel olay izleyenlere unutulmaz anlar yaşatıyor. 

Son yıllarda daha fazla tanınmaya başlayan kuzey ışıkları seyahati, uzun yıllar hafızalarda kalacak anılar biriktirmenizi sağlıyor. Gökkuşağını aratmayan renklerin büyüleyici dansını izleyenler oldukça farklı ve özel bir deneyim yaşıyor.


Kuzey Işıkları Görmek İçin En İyi Zaman Nedir?
Çantaları toplayın, kar botlarını ve montları hazırlayın çünkü zaman kuzey ışıkları zamanı… Eylül ayından Nisan ayına kadar olan süre kuzey ışıklarını seyretmek için en uygun zaman olarak kabul ediliyor. Genellikle akşam saatlerinde başlayan bu büyüleyici gösteri gecenin geç saatlerine kadar keyifle izlenebiliyor.
Morlar, maviler, yeşillerin farklı tonları arasında gidip gelen rengarenk ışıklar gökyüzünü adeta bir tuval gibi kaplıyor. Bu gözlemde dikkat etmeniz gereken tek bir şey var; o da yapay ışıklardan kaçınmak. Gözleme gittiğiniz alan ne kadar karanlık olursa seyir keyfiniz de o derece artıyor. Güneşin daha az göründüğü kış ve bahar aylarında kendinizi bu inanılmaz doğa olayının büyüsüyle şımartın.
Kuzey Işıkları Nereden Görülebilir?
Arktik üzerinde adeta bir yay gibi uzanan bölge kuzey ışıklarının izleyebileceğiniz alanı gösteriyor. Bu bölge içerisine en kolay ulaşılan destinasyonlar ise Kuzey Avrupa ülkelerinde bulunuyor. Kuzey ışıklarını yakalamak bazen beklenenden daha zor ve zahmetli bir seyahat gerektirebiliyor. Bu yüzden uzman kişilerin yardımıyla planlanan geziler daha keyifli ve heyecan verici oluyor.
Doğru planlanan bir gezi hem bu inanılmaz doğa olayına şahit olmayı kolaylaştırıyor hem de bulunduğu bölgenin farklı kültürleri hakkında daha fazla şey öğrenilmesine olanak veriyor. Örneğin kar bakımından yoğun olan alanlarda kar safarisi ya da köpekli kızak gibi ilginç aktivitelere de ev sahipliği yapıyor. Ayrıca kuzeyin kendine has doğasından etkilenen yüksek kesimler masal kitaplarından çıkma mimarisiyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor.
Kuzey Işıklarının Oluşmasının Sebebi Nedir?
Kuzey ışıkları göz kamaştırıcı enerjilerini Güneş'ten alıyor. Güneş patlamalarıyla oluşan rüzgarlar dünyamızı bir kalkan gibi koruyan atmosferimize ulaşıyor. Bir çoğu dünyanın atmosferi geçemiyor ve uzayın derinliklerine doğru saçılıyor. Yer küreye ulaşmayı başaran kaçak parçacıklar ise manyetik alanın zayıf olduğu alanlarda izlenmesi doyumsuz kuzey ışıkları renk şovuna dönüşüyor.
Sıklıkla yeşilin tonları olarak izlenen kuzey ışıkları farklı zamanlarda atmosferden kaçmayı başaran maddelerin türüne göre bambaşka renklere bürünebiliyor. Özellikle yüksek yerlerde kırmızı, mor ve mavinin farklı tonları bambaşka şekillerde izlenebiliyor.
Kuzey Işıklarını Anlatan Efsaneler
Gece karanlığını renkleriyle boyayan kuzey ışıkları “Aurora Borealis” olarak isimlendiriliyor ve adını şafak tanrıçası Aurora'dan alıyor. Kuzey ışıklarının sıra dışı görünümü ve göz alıcı parlaklığı sadece günümüzde değil yüzyıllar boyunca bir çok halkı şaşkınlığa uğratıyor. Bunun en önemli kanıtı olarak hakkında süregelen efsaneler ve yerel öyküler örnek gösteriliyor.
Örneğin İskandinav halkları kuzey ışıklarını gökyüzünde salınan büyülü dansçılar olarak kabul ediyor. Adeta etekleriyle uçuşan dansçıları andıran, desenleri göz kamaştıran bu özel ışıkların sonsuza dek dans eden ölümsüz ruhlar olduğuna inanılıyor. Özellikle Viking efsanelerinde sıkça adı geçen kuzey ışıklarının, Viking kahramanların ruhlarının yeryüzünde birer yansıması olduğu kabul ediliyor.
Kuzey ışıklarının efsaneleri sadece gözlendiği bölgelerle de sınırlı kalmıyor. Eski dönem Çin halk hikayelerinde bile farklı şekillerde kendine yer bulmayı başarıyor. Yüzyıllardan beri anlatılan Çin'e özgü masalsı hikayeler, kuzey ışıklarını henüz doğmamış masum bebeklerin dünya üzerindeki ruhları olarak tanımlıyor. Çok nadide, saf ve göz alıcı olarak kabul ettikleri bu benzersiz ışıklar kültürlerinde özel bir yer ediniyor. Denizcilerin seyahatleri sırasında karşılaştıkları tahmin edilen bu özel doğa olayına karşı duydukları hayranlığı ifade eden hikayeleri günümüzde de anlatılmaya devam ediliyor.

13 Ocak 2016 Çarşamba

Dünyanın ilk sualtı gece kulübü


Türünün ilk örneği olan bir gece kulübünü Maldivler’de görebilirsiniz.
Bu mekanda herkes dans ediyor ama aynı zamanda etraftaki balıklardan, rengarenk mercanlardan gözünü alamıyor. Çünkü 6 metre su altında, dünyanın ilk sualtı gece kulübü burası.
Subsix adlı bu kulüp, başkent Male’ye 40 dakika uçuş mesafesindeki Niyama adasının 500 metre açıklarında yer alıyor.


Yerden tavana kadar her taraf camla kaplı. Etrafta yüzen balıklar sanki disko ışıklarına ilgiyle bakıyor.
2010’da açılan Subsix yer üstünde inşa edildikten sonra dikkatli bir şekilde su altında insan eliyle oluşturulan bir mercan bahçesine yerleştiriliyor. Aradan geçen beş yılda mercanlar giderek canlandı, gece kulübü binası ise bir kez daha elden geçirildi.
Ağustos’ta yeniden açıldığında deniz kestaneleri gibi tavandan sarkan İtalyan avizesi ile dalga etkisi veren aydınlatma düzeni dikkat çekiyordu. Spot lambaları deniz yıldızı, bar sandalyeleri ise deniz kestanelerini andırıyordu. Kulüp, gecenin son konuğu merdivenleri tırmanıp 15 dakika uzaktaki adaya sefer yapan tekneye bininceye dek kapanmıyor.


Bu kulübün çevreye olumsuz bir etkisi yok mu ya da bir biraya bu kadar para ödenir mi sorularıma ragmen görmeye değer bir yer burası.

Maldivler takımadalardan oluşuyor ve son yıllarda birbiri ardı sıra turistlere yönelik ilginç girişimler dikkat çekiyor: sualtı restoranları, koza şeklinde sualtı kaplıcaları, orman sineması, ağaç tepesinde restoran vb. Bu yıl bir yıldız gözleme kulesi de planlar arasında.
Peki deniz altında köpekbalıkları ve vatozların bakışları arasında dans etmek nasıl bir duygu diye sorarsanız, yıllar boyunca arkadaşlarınıza böbürlenerek anlatacağınız bir deneyim olacaktır bu denebilir.
Bu makalenin İngilizce aslını BBC Travel sayfasında okuyabilirsiniz.



30 Aralık 2015 Çarşamba

Altı şehrin altı ünlü tatlısı


Her şehrin tanınmış bir yemeği vardır. Bu şehirler de tatlılarıyla ünlü.

Brüksel waffle’ı

Şehrin sakinlerini turistlerden ayırmanın yollarından biri waffle’ı nasıl sipariş ettiklerini dinlemekten geçer. Yerliler bunu yerken krema, çikolata ve diğer malzemeleri katmaz. 20 kareden oluşan Brüksel waffle’ı sadece meyveli ya da tereyağlı ve pudra şekerli yenir.


İstanbul lokumu



İstanbul’un Osmanlı dönemi tatlıcılarından en ünlüsü Ali Muhiddin Hacı Bekir’dir. 1777’de Kastamonu’dan gelmiş ve şehrin eski yerleşim yerinde, Bahçekapı’da şeker ve lokum dükkanı açmıştır.
Daha sonra başka bölgelerde yeni şubeler açarak büyüyen mağazanın orijinali bugün Mısır Çarşısı yakınındadır. İstiklal Caddesi’nde de şubesi olan mağazanın ürünleri Kadıköy’de üretilmektedir.

New York’un peynirli keki



Peynirli kek (cheesecake) 1400’lerden beri Avrupa’da yenen bir tatlıdır. Fakat 1940’larda Lindy’s adlı restoran, krem peynir, yağlı krema, vanilya ve bisküvi tabanlı New York tarzı peynirli keki ölümsüzleştirdi.

Floransa dondurması



İtalya’nın Floransa bölgesi dondurmasıyla (gelato) ünlüdür. Buradaki bütün dondurmacılar kentin en güzel dondurmasını yapma yarışına girmiştir. Mevsim meyvelerine göre bunların tadı da değişir. Kötü kokulu gorgonzola peynirinden bile dondurma yapanlar vardır. Bu şehirde dondurma yanında kaymak da ikram edilir.

Malaka’nın palmiye şekeri tatlısı



Malezya’nın bu ünlü geleneksel tatlısını tadacak en iyi yer başkent Kuala Lumpur’un güneyindeki Malaka kentidir.
Hint irmiği, palmiye şekeri ve Hindistan cevizi sütünden yapılan bu tatlının Malay dilindeki adı 'sago gula malaka'dır.

Lizbon’un yumurtalı turtası



Portekiz’de tatlı ve şekerleme sektörünün tarihi eskilere dayanır. Ülkeye şekeri Araplar getirmiştir. Ortaçağ’da rahipler ve rahibeler manastırda şeker yapıp satardı.
Bunların en gözde olanı yumurtalı, kremalı muhallebi turtası anlamına gelen pastel de nata’dır. Pasta hamuru küçük parçalar halinde çukurlaştırılıp muhallebi ile doldurulduktan sonra 200 derecede fırına verilir. Piştikten sonra üzerine tarçın serpilerek ikram edilir.
Bu makalenin İngilizce aslını BBC Travel sayfasında okuyabilirsiniz.

16 Şubat 2012 Perşembe

Niobe Efsanesi ve Manisa Ağlayan Kaya


Niobe, Lydia kralı Tantolos'un kızı, Thebai kralı Amphion'un ise karısıydı. Çok kibirli ve hırslı bir kadındı. Hepsi birbirinden güzel tam oniki tane çocuğu vardı. Altısı kız, altısıda erkekti. Bundan dolayı kendini öyle beğeniyordu ki Thebai kadınlarının büyük saygı duydukları Tanrıça Leto'yla sadece iki çocuğu var diye alay ediyordu. Niobe daha fazla çocuğu olduğu için tanrıça Leto'dan daha çok saygı görmesi gerektiğini söylüyordu. 

Leto bunları duyunca çok üzüldü. Bunun yanında çok da öfkelenmişti. İki tanrıya ana olan bir kadına hakaret ettiği için Niobenin cezalandırılması nı istedi. Çocukları Artemis ve Apollon'u yanına çağırarak durumu anlattığında iki kardeş Niobe'ye hak ettiği cezayı vermek için derhal harekete geçtiler. 

13 Şubat 2012 Pazartesi

Kelebek cenneti Kaçkarlar



TEMA orman koruma koordinatörü ve orman mühendisi Atilla Küçükala, Kaçkarlar’ın 17 Avrupa ülkesinden daha zengin kelebek varlığına sahip olduğunu söyledi.


Küçükala, Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi’nin, İstanbul’un yüzölçümünün üçte birine karşılık gelen bin 800 kilometrekarelik pilot alanda uygulandığını belirtti.

31 Ocak 2012 Salı

10 Ocak 2012 Salı

Yeni trend: Konsept tatiller!


Otantik şehirlere yapılan gastronomi turları, sporla macerayı birleştiren hareketli geziler, lüks spa otelleri ve kendinizi dinleyeceğiniz spiritüel seyahatler... İşte deniz-kum-güneş üçlüsünün yerine oynayan yeni tatil trendleri...


Gastronomi tatili: Lezzet yolculuğu. Gastronomi turlarında seçilen bölgeye ait tatları tüm detaylarıyla öğrenmek, yemek kültürüne hakim olmak mümkün. Grup halinde gidilen bölgenin özel tatlarını keşfetmekle kalmıyor, bölgenin gastronomi tarihine de haiz oluyorsunuz. İtalyan Riviera'sı, Piedmonte, Toskana gibi gastronomi ve tarih açısından zengin bölgelerini tercih etmenizi öneriyoruz. Devr-i Alem turizm şirketinin bu bölgelere özel turları var.
Spiritüel tatil: Ruhunuzu arındırın. Gürültüden uzak, doğanın içinde konumlanan tatil merkezlerinde birkaç gün yüzde 100 naturel bir yaşam sürmek, organik yiyeceklerle beslenmek, güne yoga ve meditasyon yaparak başlamak, kendinizi dinlemek, hayatınızı tüm ''dış ses''lerden arındırmak... Yurt dışında spiritüel tatil seçeneklerinizi değerlendirmek isterseniz. Peru'dan Mısır'a, İzlanda'dan Amerika'ya kadar farklı coğrafyalar aynı amaca hizmet ediyor.
Spor tatili: Şimdi hareket zamanı. Tatilde heyecan ve aktivite istiyorsanız, dünyanın yükselen trendine kayıtsız kalmayın. Madagaskar'da kanoyla macera mı yaşamak istersiniz, yoksa Borneo'nun tropikal ormanlarında heyecanlı bir tur mu? Macerayla sporu birleştiren tatil seçenekleri deniz-kum-güneş üçlüsünden farklı alternatifler arayanlar için birebir. Tercihinizi Türkiye sınırları içinde değerlendirmek isterseniz yamaç paraşütü, trekking, dağ tırmanışı, kiteboard, rüzgar sörfü gibi seçenekler var.
Spa tatili: Suyla gelen sağlık. Yenilenmek, vücudu hem fiziksel hem de ruhsal anlamda tazelemek için tercih edilen spa tatili sadece kışın değil, yaz mevsiminde de tercih ediliyor. Hem İstanbul'a yakın, hem de Ege ve Akdeniz sahillerinde sadece bu amaç için düzenlenmiş çok sayıda iyi otel var. Bodrum'daki Kempinski Hotel Barbaros Bay Bodrum, Ela Quality Resort Hotel ve Xanadu Hotel Shang-Du spa önerilerimiz.


31 Aralık 2011 Cumartesi

30 Eylül 2011 Cuma

Gezilecek Yerler: Köyceğiz/Muğla


Köyceğiz Gölü: Suyu hafif tuzlu olan Köyceğiz Gölü harika bir doğaya sahiptir. Gölün fazla sularını Akdeniz’e taşıyan 12 km lik kanal sazlık ve bataklık alanlar yaratıyor. Burdaki su yollarında kano sporu ve tekne turları yapılıyor. Kazal deniz kaplumbağaların önemli yumurtlama yerlerinden İztuzu Kumsalı’nda Akdeniz’e açılıyor. Köyceğiz gölü ve Dalyan kanalı’nın oluşturduğu verimli bölge çok sayıda bitki türü barındırdığı için kuşlar bakımından da önem taşıyor. Göl etrafında 40 endemik bitki türü var. Bu bitki türlerinden iki tanesinin tek yaşam alanı Köyceğiz Gölü’dür.Bu sistemde yer alan Sülüngür Gölü de Nil kaplumbağası için önemli bir yumurtlama alanı. Su samuru’da bölgedeki önemli memeli türleri arasında bulunuyor. Çalışmalar gölün 112 kuş türüne ev sahipliği ettiğini ortaya çıkarıyor. Köyceğiz Göl’ündeki küçük adada görülen kalıntılar Cenevizliler döneminde inşa edilen hastaneye ait.

Sultaniye Kaplıcaları: Köyceğiz gölü’nün güney kıyısındaki kaplıcanın suları çeşitli hastalıkların tedavisinde yararlı oluyor. Kaplıcaya Dalyan’dan tekneyle gidilebildiği gibi Köyceğiz’den dolmuşla ulaşmak da mümkün. Kendi aracı ile gidenler Köyceğiz’den çıkıp Halitköy üzerinde Ekincik’e doğru giderken yolda Sultaniye Kaplıca’sının tabelasını görecekler. Köyceğiz, Dalyan ve Ekincik’den günübirlik dolmuş motorları ile de gidebilirsiniz. Tekne turlarının bazıları da kaplıcalara uğruyor ve mola veriyor. Turizm sezonunda kalabalık olan Sultaniye’den daha tenha olan Ilıca’ya ulaşmak için Sultaniye’den Horozlu’ya doğru 5 km daha gitmek gerekiyor.

 Ekincik: Doğal yat limanı olarak bilinen Ekincik Mavi yolculuğa katılanların uğrak yeri. Köyceğiz’e 40 km lik orman içi yolla bağlanan koyun en ünlü yanı kumsalı. Çadır kurmak yada karavanıyla gelmek isteyenler için Ekinoks Kamp ve Belediye Kamp alanı bulunuyor.

 Kulak Mesire Yeri: Kargıcak Çayı’nın göle döküldüğü yerde bulunan ve günlük ağaçlarıyla çevrili Kula’ta kamping yerleri var.

Köyceğiz Önemli Telefon Numaraları:

* Belediye 252-262 40 05

* Devlet Hast. 252-262 47 18

* Jandarma: 252-262 21 74

Hangi mevsim nereye gidilir?


Yaz aylarında “geceyarısı güneşi”nden yararlanmak için Kuzey Avrupa ülkelerine gitmelisiniz. Ağustos ayında gitmek için en ideal ülkeler: Kuzey Avrupa ülkeleri ve Britanya Adaları, Hint Okyanusu ve Doğu Afrika...

Ocak

Ilıman iklimin hüküm sürdüğü Hawaii, meltemlerin etkisindeki Bahamalar ve Senegal kış aylarında güneşin tadını çıkarmak isteyenler için ideal. Yağışların henüz başlamadığı Kenya ya da kısa süre sonra toz fırtınaları ve şiddetli kasırgaların baş göstereceği Pakistan gezileri için son fırsat.Endonezya, Tunus, ve İspanya’da görülen yağışlar ve rüzgar, bu bölgelere yapılacak gezileri başka tarihe ertelemedeki en büyük etken.
Senegal, Hawaii, Bahamalar, Doğu Afrika, Pakistan

Şubat

Kurak bir iklimin sürdüğü Meksika ve Senegal’de yaz tüm hızıyla sürüyor. Güneşli Batı Afrika Sahillerinde yeniden denizin tadını çıkarabilirsiniz. Orta Amerika, Batı Afrika, Doğu Afrika, Hindistan

Mart

Mart ayı, ilkbaharın habercisi.Kuzey Afrika çöllerinde gezinti için en uygun mevsim, Bahamalar ve Martinik ise şimdiden en gözde destinasyonlardan.Karayipler ve Meksika seyahatleri için ideal mevsim yavaş yavaş sona ermeye başlarken, Mauritus Adası ve Moritanya için mart ayından itibaren ölü mevsim başlıyor. Kuzey Afrika, Bahamalar, Martinik, Peru, Karayipler, Meksika

Nisan

Tibet özellikle tavsiye edilebilir.Japon Adaları’nda kiraz ağaçları nisan ayından itibaren çiçek açmaya başlıyor. Akdeniz sahilleri sakin; şimdi turist akınına uğramadan denize girebilirsiniz. Karayip adaları’nda ise güzel havaların sonuna yetişebilirsiniz. Çin, Japonya, Akdeniz, Lübnan, Ürdün, Mısır ve Türkiye gibi Akdeniz ülkeleri için de geçerli.

Mayıs

Güneşli ve ılık ilkbahar günlerinin başlaması ile birlikte Britanya adaları ya da Kuzey Avrupa, ideal tatil seçenekleri olabilir. Tam tersine , Orta Amerika ve Karayipler, sonbahara dek süren yağışların başlamasıyla birlikte gündemden düşüyor.Batı Afrika içinse mayıs ayı, yağmurlar başlamadan gitmeniz için son fırsat. Büyük Britanya, Kuzey Avrupa, İsveç, Norveç, Finlandiya, Madagaskar

Haziran

Sonbahara kadar Hint Okyanusu’nda yer alan adalar, özellikle de Polinezya ideal destinasyonlar arasında...Polinezya, Hint Okyanusu, İsveç

Temmuz

İrlanda ve Britanya Adaları da , yılın en güzel aylarını yaşıyor; yağmur artık veda etmiş, bunaltmayan sıcaklar günlük yaşama renk katıyor.Bir süre sonra güz yağmurları başlar.Bu yüzden, fırsatı kaçırmayın!Muson yağmurları ise çoktan Güneydoğu Asya ve Orta Amerika’da etkisini göstermeye başladı.Bu bölgelere gitmek için program yaptıysanız, muson yağmurlarının tüm şiddetiyle sürdüğünü bilmeli, önleminizi alarak yola çıkmalısınız. Finlandiya, İsveç, Bolivya, Brezilya, Amerika, İrlanda, İngiltere, İskoçya

Ağustos

Yaz aylarında “geceyarısı güneşi”nden yararlanmak için Kuzey Avrupa ülkelerine gitmelisiniz. Hep sisli puslu havasıyla bilinen Londra’yı biraz olsun farklı görebilirsiniz ağustos ayında.Eylülde yağmur mevsiminin başlayacağı Doğu Afrika’ya gitmek isteyenler için, ağustos ayı son fırsat!Orta Amerika ile Uzak ve Yakındoğu ülkelerinde ise ölü sezon başladı. Kuzey Avrupa ülkeleri ve Britanya Adaları, Hint Okyanusu, Doğu Afrika

Eylül

Eylül ile birlikte yaz sıcakları son bulup havalar yumuşarken. Orta Avrupa ve Kuzey Amerika tatil için en ideal bölgeleri oluşturuyorlar. Artık sıcaklığın düşmeye başladığı Kuzey Avrupa ve kısa süre kuru iklimin sona ereceği Endonezya için ise Eylül son şans! Yağmurlar ise Orta Amerika, Karayipler ve musonların başladığı Güneydoğu Asya’da ölü sezon yaşatıyor. Orta Avrupa, Akdeniz Havzası, İspanya, Yunanistan, İtalya, Tunus, Fas, Mısır, İsrail, Kuzey Amerika

Ekim

Ekim ayında ilkbahar güney yarım küreye yerleşir. Güneşle buluşmak için Güney Afrika’ya , Güney Amerika’ya ve Avustralya’ya uzanmanın tam zamanı. Güneydoğu Asya ve Karayip adaları içinse ekim, yağmurların başlangıcı demek. Güney Afrika, Arjantin, Avustralya

Kasım

Batı Afrika ve Hindistan’da yağış mevsimi sona eriyor.Dolayısıyla hem bu ülkeleri, hem de boğucu yaz sıcaklarının yavaş yavaş yerini ılıman bir iklime bıraktığı Mısır’ı ziyaret etmenin tam zamanı. Bir ay daha yağmurlu geçecek olan Orta Amerika ülkeleriyle ağır bir kış geçiran Uzak-Doğu’ya yapacağınız gezileri bir süre daha ertelemelisiniz. Senegal, Hindistan, Mısır, Hint Okyanusu, Uzak-Doğu, Orta Amerika

Aralık

Asya ve Uzakdoğu turları için en uygun mevsim.Bali, Singapur ve Tayland muson yağmurlarına veda ettiğinden gökyüzü her zaman masmavi. Karayipler’in kuzeyi ile Küba ve Jamaika’da da rahatça denize girebilirsiniz. Mısır turlarınız için ise son günler. Çin’de kış mevsimi sert geçmeye başladığından turizm için ölü bir mevsim. Güneydoğu Asya, Büyük Antiler

27 Eylül 2011 Salı

Honaz Dağı Milli Parkı - Denizli


Milli Parkın ana özelliğini, Ege Bölgesinin en yüksek dağı olan ve 2528 m. yüksekliğe sahip olan Honaz Dağı bünyesindeki kaynaklar oluşturmaktadır.

Ege Bölgesinde Pleistosen döneminde Periglasiyal ortam şartlarını hüküm sürdüğü az sayıda yerlerden birisi de Honaz Dağıdır. Dağ üzerinde birçok Periglasiyal koşulları karakterize eden jeomorfolojik şekil bulunmakta olup, ana şekil grubu olarak ise; horst biçimi yüzeye hakim olmaktadır. Düşey yöndeki faylanmalar sonucu Honaz Dağı oldukça dik bir görünüm kazanmıştır. Yörenin genel litolojik yapısı gnays ve mikaşistlerden meydana gelmekte olup,yer yer kristalize kireç taşlarına da rastlanmaktadır.

26 Eylül 2011 Pazartesi

19 Eylül 2011 Pazartesi

Doğu Anadolu'nun Nazca'sı : Van'ın Sır Taşları


Binlerce dikilitaş ve pergelle çizilmiş kadar düzgün iki devasa halka... Astronomik bir önemleri mi vardı? Ezoterik işlevlere mi sahiplerdi? Bir kerede mi dikildiler, zaman içinde mi? Van il merkezinin yanı başında olduğu halde bugüne kadar kimsenin dikkatini çekmediler. Urartu bilgeliğini yansıtan bu yaratıların gizeminin çözülebilmesi için çok geniş çaplı kazılar ve incelemeler gerekiyor.

Geniş bir alan üzerinde büyük bir özen, hesap ve geometri ile sıralanmış 2 bin 475 adet dikilitaş... Taşlardan büyük halkalar ve yumuşak kayalara oyulu oda mezarlar... Urartulardan kalan belki de en gizemli yaratılar bunlar. Rahatlıkla ulaşılabilen konumu ve etkileyici görünümüne karşın, nedense hiç kimsenin dikkatini çekmemiş bugüne değin, tabii ki definecilerden başka... Oysa burası Urartuların yüksek düzeydeki uygarlığının yeni bir kanıtı ve Urartu bilgeliğinin en son yansımalarından biri gibi görünüyor.

Popular Posts