Genel Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genel Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2018 Pazartesi

Hisse Senedi Nedir?


Hisse senetlerine yatırım yapmadan önce ne olduklarını bilmeniz iyi olur.
Bir şirketin hisse senedini satın aldığınızda o şirketin bir kısmını satın almış olursunuz. Haliyle hisseleri, bir şirketin mülkiyetinin parçalara bölünmüş hali olarak ifade edilebiliriz.
Diyelim ki ABC şirketinin 100 birim hissesi var ve siz 10 birim hisse satın aldınız. Yani artık ABC şirketinin %10’u sizin.
Bir şirketin hisselerine sahipseniz, o şirketin hissedarı olursunuz. Şirketin bir kısmının sahibi olarak, uzmanların deyimiyle o şirketin sermayesinde pay sahibisiniz.
Ve artık o şirketle ilgili alınacak kararlar için oy verme hakkınız var. Bu işin genel kuralı, kişinin sahip olduğu hissenin büyüklüğü ile oyunun ağırlığının doğru orantılı olmasıdır. Tabii bu durumun da çoklu hisse türüne sahip şirketler gibi istisnaları mevcuttur.
Bir yatırımcının genelde bir şirketi kişisel olarak etkileyecek kadar çok hissesi olmaz. Fakat aktivist yatırımcılar veya kurucular da bunun istisnasıdır.

Hisse Senedi Kavramı İlk Olarak Nerede ve Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Hollanda Doğu Hindistan Şirketi (The Dutch East India Company), dünya üzerinde mülkiyetini paylara bölüp kamuya açık olarak satan ilk şirkettir. Birçok insan, şirketi hisselere bölüp halka arz etmeyi icat eden şirket olarak Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’ni görür. Bundan önce yatırımcılar, bir şirkete direkt olarak yatırım yapmak yerine şirketin belirli bir girişimine yatırım yapmaktaydı.
Bu nedenle, insanlığın elindeki en eski hisse senedi belgesi de Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’ne ait.
Hisselerin mülkiyeti, hisse senedi olarak belgelenir. Bu belge, bir kişinin bir şirketin ne kadarına sahip olduğunu gösteren yasal bir belgedir. Fakat bugün bu işler dijital olarak hallediliyor.
Her ne kadar genelde tüm hissedarların oy hakkı olsa da bazı şirketler, oy hakkı, kar payı ödemeleri gibi detayların farklılık gösterdiği çok çeşitli hisseler dağıtıyorlar.

Çok Çeşitli Hisselere Bir Örnek

NASDAQ Borası’nda işlem gören teknoloji şirketi Alphabet (Google), en meşhur çok çeşitli hisselerden. Alphabet’in NASDAQ’da GOOG ve GOOGL adıyla geçen iki farklı hissesi, bir de özel olarak tutulan başka bir sınıf hissesi var.
Bunun nedeni, yöneticilerin görece az hisseyle yatırımcı oylamalarında daha fazla oy gücüne sahip olmalarını sağlamak.
Likidite, özel hisselerle kamuya açık hisseleri birbirinden ayıran önemli bir özelliktir. Pazar likiditesi, bir hissenin fiyatında önemli bir değişme olmadan satılabilmesine denir.
Kamuya açık hisseler, genelde özel hisselerden daha fazla likiditeye sahip olurlar. Kamuya açık hisseler, menkul kıymetler borsalarında rahatça alınıp satılabilirler.
GOOG, oy hakkı olmayan üçüncü sınıf bir hisse iken GOOGL, 1 oy hakkı içeren A sınıfı bir hissedir.
Alphabet (Google) yöneticileri ise 10 oy hakkı getiren B sınıfı hisselere sahiptir; şirket kurucuları Sergey Brin ve Larry Page, ve Yönetim Kurulu Başkanı Eric Schmidt, şirketin en çok B sınıfı hissesine sahip isimleridir.
Çok sınıflı hisseler herkesin hoşuna gitmese de, çok sınıflı hisse destekçileri bu yöntemin uzun vadeli büyümeye odaklı güçlü bir yönetim organı sağladığını düşünmekteler. Çok sınıflı hisse karşıtlarına göre ise bu, şirketin geleceğini ufak bir kesimin keyfine bırakan sınırlayıcı bir uygulama.

Hissedar Hakları

Her ne kadar şirket hisselerinin %50’sini elinde tutan biri şirketin her şeyinin %50’sine sahip olsa da şirketin binasını, ekipmanlarını ve diğer mülklerini kendi kişisel amaçları için kullanamaz. Eğer hissedarı olduğunuz şirket bir sınırlı sorumlu şirketse, şirketin yükümlülüklerinden sorumlu değilsiniz demektir.
Eğer bir şirketin birim hisse fiyatı sıfıra düşerse o şirket menkul kıymet borsaları listelerinden çıkarılma riski taşır ve yatırımcıların gözünde hiçbir değeri kalmaz.
Bir şirketin hisselerinin birim fiyatının sıfıra düşmesi için birçok neden olsa da şirketin iflası, işletim sorunları, ürün ulaşılabilirliği, kalite problemleri gibi etmenler listenin başını çekmektedir.
Yani bir şirketin hisselerine sahipsiniz diye o şirketin borçlarını da üstlenmezsiniz. Eğer hissedarı olduğunuz şirket batar veya kredi borçlarını ödeyemezse, yetkililer sizden hesap soramaz.
Fakat şirketin önce borçlarını ödemesi gerekeceğinden varlıkların nakde dönüştürülmesi sürecinde ikinci planda kalırsınız.

Hisse Senetlerine Neden Yatırım Yapılmalı?

Eğer paranızı nakit olarak tutarsanız paranız bir yerden sonra değer kaybetmeye başlayacaktır. Çünkü enflasyon yükselecek, paranızın satın alma gücü düşecektir.
Satın alma gücü, paranızla ne kadar çok şey satın alabileceğinizin göstergesidir. Ekmek örneği üzerinden gidelim. Eskiden 50 kuruşa bir ekmek alabilirdiniz. Ancak şu anda standart gramajlarda bu fiyata ekmek almak mümkün değil.
Paranızı yatırım yaparak değerlendirdiğiniz zaman benzer sorunları yaşamazsınız. Ama tabii bu sonuca ulaşmak için paranızı karlı ve doğru yatırımlarla değerlendirmeniz de son derece önemlidir.
Tarihsel veriler göstermektedir ki hisse senetleri, karlı yatırım araçlarıdır.
Her ne kadar çok büyük miktarlarda istikrarlı büyüme göremeyecek olsanız da uzun vadede paranızın değer kazanması gayet olası. Fakat yatırım yaparken geçmişteki yüksek performansın gelecekte de yüksek performans garantisi vermediğini unutmamak gerekir.
Bu yüzden hisse senetlerine uzun vadeli yatırım yapmak en mantıklısıdır. Yeterince uzun yatırım yaparsanız, en kötü piyasa çöküşünden bile bir şekilde zarar görmeden kurtulabilirsiniz.

4 Ekim 2018 Perşembe

Afrodizyak nedir, hangi besinlerde bulunur?



Afrodizyağı, cinsel isteği artırıcı etkileri olan maddelerin genel adı olarak tarif edebiliriz. Peki hangi besinlerde afrodizyak bulunur?
HANGİ BESİNLER AFRODİZYAK ETKİLİDİR?
Badem: Çinko bakımından çok zengin olan badem testosteron seviyesinin yükselmesine ve cinselliğin kalitesinin artırılmasına yardımcıdır.
Kuşkonmaz: B vitamini açısından oldukça zengin olan kuşkonmaz, vücutta uykuyu ve orgazmı kontrol eden histamin salınımını artırır.
Avokado: Etken maddesi B vitamini olan avokado erkeklerin hormonal aktivite seviyesini yükseltirken, enerji ve dayanıklılığı da arttırır.
Brokoli: C vitamini açısından çok zengin olan brokoli, özellikle kadınlarda libidoyu arttırıcı bir sebze olarak bilinir.
Şili biberi: İçerdiği kapsaisin adlı kimyasal madde sayesinde şili biberi kalp atışlarını hızlandırır, vücutta endorfin salgılanmasını tetikler.
Çikolata: Çikolatanın etkin maddesi olan kakao, bir antioksidandır. Ayrıca içerdiği feniletlamin maddesi ile cinsellikten alınan hazzı yükseltir.
Karanfil tohumu: Bu bitkinin, hem kokusu hem de içerdiği kimyasallarla hem erkeğin hem de kadının cinsel istek oranında artış sağladığı, binlerce yıldır bilinen bir gerçektir.
Böğürtlen: Bu bitkinin suyunun libido arttırıcı kimyasallar barındırması yanında, şekerinden arındırılmış halde tüketilmesi de vücudun yağ yakmasına da yardımcı olur.
Yumurta: Protein ve B vitamini deposu olan yumurta hem libidoyu yükseltir hem de vücudun ihtiyacı olan enerjiyi arttırır.
Zencefil: Dolaşım sistemine oldukça faydası olan zencefilin bu sayede sağlıklı bir cinsel yaşama da oldukça olumlu yönde fayda sağladığı tespit edilmiştir.
Maka turpu: Türkiye’de çok fazla bilinmeyen bir turp türü olan Maka’nın anavatanı Peru’dur. Dünyada ‘Peru’nun Viagrası’ olarak bilinen bu turpun, cinsel aktivite sırasında vücudun ihtiyaç duyduğu dayanıklılık, direnç, enerji ve libidoda adeta patlama yaptığı söylenir.
Yulaf ezmesi: İçerdiği L-arginin adlı madde ile özellikle fiziksel kaynaklı iktidarsızlık tedavisine yardımcı olan yulaf ezmesinin, kadınlarda da klitorise kan toplanmasını hızlandırdığı düşünülüyor.

Kaolin nedir?


Kaolin nedir? sorusu merakla aranmaya başladı.Bazı seramiklerin ve porselenlerin yapımında kullanılan kaolin hakkında merak edilen bilgiler şöyle...

Türkiye'de arı kil olarak da bilinen, kaolin nedir sorusunun yanıtı...

Kaolin ya da kaolen, granit kayaçlardan elde edilen bir kil türüdür. Bazı seramiklerin ve porselenlerin yapımında kullanılır. Türkiye'de arı kil olarak da bilinir. Beyaz ve yumuşak bir toprak türüdür.

Granit kayaçlar feldspat minerallerini içerir. Sert olan granit kaçaylar, atmosfer etkileri ve yer altındaki lavların sıcaklığının etkisiye, ufalanır ve yumuşar. Bu şekilde uzun süreçler sonucu feldspat mineralleri kaoline dönüşür.

Dünyaca ünlü Çin porselenlerinin yapı maddesi kaolindir. 18. yüzyıla kadar, Çin porselenleri dünyaca bilinmesine rağmen, yapı maddesi bilinmiyordu. Bu dönemde gezginler tarafından Çin'den getirilen kaolin örnekleri, Avrupa'da seramik ve porselen ürünlerin üretilmesini sağladı ve hızla dünyada yaygınlaştı.


İlk başta çanak çömlek yapımında yaygın olarak kullanılan kaolin, günümüzde pek çok ürünün üretiminde kullanılmaktadır. Yüksek kalitede, parlak kâğıtların üretiminde kaolin kullanılır. Ayrıca boya, plastik eşya, yapay kauçuk, ilaç, gübre, mürekkep, kozmetik ürünlerin yapımında ve petrol sektöründe kullanılan katalizlerin yapımında da kaolinden yararlanılır. Türkiye'de Kütahya, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Eskişehir, Bilecik, Kayseri, Konya, Nevşehir ve Niğde'de bulunur.

1 Ekim 2018 Pazartesi

Yazı Bilimi (Grafoloji) Nedir?


Üç bin yıl önce Çinliler tarafından geliştirilen ve birçok kültür ve uygarlık tarafından büyük itibar gören el yazısı bilimi GRAFOLOJİ,bugün iş dünyasının hizmetinde. 
İş dünyasının bu yönteme en çok başvurduğu alan ise işe alımlar. El yazısı, kişinin karakterini, davranışlarını, eğilimlerini tahmin etmekte ve kişilik analizinde en etkili ve güvenilir yöntemlerden biri olarak addediliyor. 
Bu yöntem eleman seçme ve yerleştirme süreçleri, mülakatlar, ekip kurma çalışmaları ve kariyer planlaması gibi geniş bir alanda sık kullanılan bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.
Benim el yazım her gün değişir! Acaba neden ?
Peki değişmeyen şeyler yok mu? Hepimizin yazısı günden güne değişiklik gösterebilir. Uykusuz bir günümüzde yazdığımız yazı, yorgunken ya da çok acelemiz varken yazdığımız bir yazıdan çok farklı olabilir. Bazı şeyler ise hiç değişmez. Yorgun da olsak cömert, acelemiz de olsa çapkın, uykusuz da olsak zeki olduğumuz gerçeği değişmez. Hem ruh hem beden durumumuzu ister istemez yazımıza yansıtıyoruz; zaten başka türlüsü mümkün değil. Düşünün: yorgunluk ve sıkıntımız yüzünden bile hemen değişiklik gösteren yazımızın bir kalp hastalığı gibi, vücudumuzu çok daha derinden etkileyen bir şeyi ele vermemesi mümkün mü?
Grafoloji nedir ?
Grafoloji ya da Türkçe ifadesiyle Yazıbilim işte bu sorulara yanıt verir. Grafoloji adı üstünde ne bir fal ne bir medyumluktur, pozitif bir bilim dalıdır. Eldeki verileri değerlendirerek sonuçlara varır. Gerekli verilerin hepsi kişinin el yazısında bulunur.
El yazısının kişinin sosyo-ekonomik kökenini, yaşama biçimini, hayattaki duruşunu ve eğitimini yansıttığı Fransa gibi ülkelerde şirketler yüzde 80 oranında iş görüşmelerinde el yazısından kişilik tahlili yapıyor.
Grafoloji Türkiye’de biliniyor mu ?
Aslında grafoloji Türkiye’de yıllardır biliniyor. Yazısının özellikleri kendini ele vermesin diye gazete sayfalarından kestikleri harflerle mektuplar yazan casus ya da katilleri filmlerde görürüz. Gerçekten de Türkiye dahil birçok ülkede polis grafoloji biliminden yararlanır ve bıraktıkları yazılardan faydalanarak suçluların özelliklerini bulabilir.
Yazı incelemesi için ne gerekir ?
Detaylı bir kişilik ve sağlık analizinin şartları nelerdir? Hangi yazılar en iyi sonuç verir? Yazının kalitesi ve miktarı arttıkça daha iyi sonuç alınır. Yukarıda da belirtildiği gibi en kısa bir yazı bile birçok bilgi sağlar ama en iyi sonuçlar detaylı incelemelere olanak verecek uzun metinlerle alınır. Bir dizi mektup ya da bir defter vs. gibi uzun bir zaman dilimi içinde yazılmış bir seri yazı kişi hakkındaki tüm bilgilerin açığa çıkmasını sağlar. Dikkat: her zaman mürekkepli kalemle yazılan yazılar kurşun kalemle yazılanlardan çok daha fazla ve net bilgi verir.
Kimler yazı analizine gerek duyar ?
Batı ülkelerinde, kültür düzeyi yüksek kişiler birlikte çalışacakları ya da yaşayacakları kişileri seçerken bu bilimden de yararlanıyorlar. Öyle ya… İş ortağınız ya da beğendiğiniz insan bir kumarbaz ya da sadakatsizse veya ciddi sağlık sorunları varsa ya da alkole çok düşkünse bunları baştan bilmek çok iyi olmaz mı?
Hiç dikkat ettiniz mi? Eleman arayanlar sayfasındaki ilanlarda “el yazısıyla doldurulmuş form” ya da özgeçmiş isteyen firmalar vardır veya iş başvurusuna gittiğinizde size sözlü olarak sorular sormakla yetinmez mutlaka yazılı bir form doldurturlar. Gerçek profesyonel kurumlar bu yazıları bir uzmana inceletip iş için gerekli özellikleri taşıyan, güvenilir dürüst kişileri bulmakta yararlanırlar.
İngiliz Grafoloji Enstitüsü Başkanı Elaine Quigley, tüm dünyada tanınmış grafologların başında geliyor. Quigley’e göre el yazısı bir nevi ‘zihin yazısı’ demek. Bu konuda grafolojinin kullandığı evrensel bir metodoloji de var. Yani el yazısıyla kişinin karakterini okurken kullanılan göstergeler, ulustan ulusa, kişiden kişiye değişmiyor. Uzman bir grafolog, kişi hangi ulustan gelirse gelsin hangi lisanda yazarsa yazsın, o kişinin düşüncelerinin el yazısıyla kağıt üzerine yansıyan izdüşümlerini okuyabiliyor.

Popular Posts