Sosyal Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2018 Perşembe

İnstagram Hesap Silme (Kapatma) Kalıcı ve Kesin Yol


Bu yazımızda “İnstagram Hesap Kapatma, İnstagram Hesap Silme, İnstagram Hesabını Tamamen Silme, İnstagram Hesabını Kalıcı Olarak Silme” konuları ile ilgili kısa bir şekilde bilgi vereceğim.
Basit bir şekilde “İnstagram Hesabınızı Tamamen Silmek” için altta verdiğim “İnstragram Hesap Silme Linkini” kliklemeniz yeterli. Yalnız bir uyarıda bulunayım. Hesabınızı sildiğinizde, profiliniz, fotoğraflarınız, videolarınız, yorumlarınız, beğenileriniz ve takipçileriniz kalıcı olarak silinir. Bu yöntemi uyguladığında, fotoğrafların, yorumların, beğenmelerin, arkadaşlıkların ve diğer tüm verilerin kalıcı olarak kaldırılacak ve bir daha kurtarılamayacaktır. Gelecekte başka bir Instagram hesabı oluşturmaya karar verirsen, tekrar aynı kullanıcı adıylakaydolamazsın. Hesabını dondurmak veya geçici olarak

Telefondan İnstagram Hesap Silme (Tamamen Kapatma)

Üstte verdiğim linki klikleyin. Açılan pencerede kullanıcı ve şifrenizi yazarak giriş tuşuna basın. Gelen pencerede “Hesabını Neden Siliyorsun?” Sorusuna kendinize göre bir seçenek seçin. Ben “Başka bir şey” dedim.

Son olarak “Devam etmek için lütfen şifreni tekrar gir” kısmına şifreni yazdıktan sonra “Hesabımı Kalıcı Olarak Sil” diyoruz ve gelen uyarıda Tamam dediğimizde, İnstagram hesabımız tamamen silinmiş oluyor.

Bilgisayardan İnstagram Hesap Silme (Tamamen Kapatma)

Bilgisayardan İnstagram hesabını silmek oldukça kolay. Aynı şekilde en üstte verdiğim hesap silme linkini klikleyin. Açılan pencerede “Hesabını neden siliyorsun?” sorusuna kendinize göre veirilen seçeneklerden bir cevap verip “Devam etmek için lütfen şifreni tekrar gir” kısmına şifreni yazdıktan sonra “Hesabımı Kalıcı Olarak Sil” diyoruz ve gelen uyarıda Tamam dediğimizde, İnstagram hesabımız tamamen silinmiş oluyor.

Mutlu çiftlerin sosyal medyada az paylaşım yapmasının 8 nedeni



Neredeyse hepimizin sosyal medyada, bir tane de olsa “ne kadar da mutluyuz” diye bağıran bir çift tanıdığı vardır. İkisinin fotoğrafları ile dolu albümler, sürekli kendilerinin anlayacağı şakalarla bezeli durum güncellemeleri, “aşkitom”lar  ve “cicikom”ların havalarda uçuştuğu yazışmalar bu çiftlerin alametifarikasıdır. 
Fakat ne var ki bu çiftlerle bir araya geldiğinizde gördüğünüz manzara sosyal medyada gördüklerinizle çok da örtüşmez.
Öte yandan gerçekten kendi içlerinde mutlu olan çiftler ise ilişkilerini sürekli sosyal medyada yayınlamaz. Gerçekten mutlu çiftler bu kadar az paylaşım yaparken neden her saniyelerini sosyal medyada yayınlayan çiftlerin o kadar da mutlu olmayabileceğine bakacağız.

1. Kendilerini inandırmak için başkalarını inandırmaya çalışıyorlar

Çiftler sürekli olarak kendilerinin romantik anlarını, aşk ilanlarını sosyal medyada paylaştıklarında aslında çevrelerini ne kadar mutlu olduklarına ikna etmeye çalışıyorlardır. Bu iknanın sonucu olarak gelen yorumlar ve beğeniler de onları gerçekten mutlu olduklarına ikna etmeye yarıyordur.
İlişki uzmanı Nikki Goldstein bunun bir onay mekanizması olduğundan bahsediyor. “Genellikle sosyal medyada yoğun paylaşım yapanlar en çok onaylanmaya ihtiyaç duyan kişilerdir. Hayatlarında zorluk yaşayan insanlar kendilerini iyi hissetmek için yaşadıkları olayın kendisine değil, çevrelerindeki insanların bu duruma vereceği tepkiyi arıyorlar” diyor.

2. Yoğun paylaşım yapanların narsisistik kişilik bozukluğu ve psikopatiye yatkın olmaları daha olası

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki paylaşılan selfielerin yoğunluğu ile narsisistik kişilik bozukluğu ve psikopati arasında doğrudan bir bağlantı var. Böyle bir sorunla baş eden birisiyle ilişki yaşamak da elbette hiç de kolay olmayacaktır.

3. Mutlu olduğunuzda sosyal medyanın dikkatinizi dağıtmasına izin vermezsiniz

Elbette her sosyal medya paylaşımı yapan çift mutsuz olabilir diye düşünmek mantıksız. Mutlu çiftler de muhakkak birlikte çektirdikleri fotoğrafları güzel sözlerle paylaşacaklar. Ancak bu paylaşımlar anlık olmaz genelde. O anda, anın tadını çıkartmayı, sosyal medyada paylaşım yapmaya tercih ederler. Sonrasında bir iki kare elbette sosyal medyada paylaşılacaktır.

4. Yoğun paylaşım yapan çiftler daha güvensiz hissediyorlar

Northwestern Üniversitesi’nin 100 çift üzerinde yaptığı araştırmanın sonucuna göre çiftleri ile ilgili daha fazla paylaşım yapan kişiler ilişki içinde oldukları kişi ve ilişkileri hakkında kendilerini güvensiz hissediyorlar.

5. Tartışmalarını “offline” çözen çiftler daha mutlular

Tartışan bir çiftin yanında bulunmak durumunda kaldıysanız durumun sizin için ne kadar garip bir hal aldığını hatırlıyorsunuzdur. Bunu bir de online yaptıklarını düşünün. Sosyal medyada birbirlerine hakaret dolu cümleler yazan çiftlerin yorumlarını ya da birbirlerine nefret dolu videolar çekip bunları sosyal medyada paylaşan çiftleri düşünün. Buralarda tek taraflı paylaşım yapmak yerine karşılıklı konuşmaları sorunlarının çözülmesi adına daha mantıklı bir adım olacaktır.

6. Sosyal medyada yoğun paylaşım yapan çiftler kendi mutluluklarını ilişkilerine bağlıyor

Albright College’daki araştırma görevlileri bu duruma “İlişkiye Bağımlı Özgüven” adını veriyor. Bu durumdaki kişiler kendi mutluluklarını ve özgüvenlerini ilişkilerinin gidişatına göre belirliyor. Bu noktada kendilerinin ne kadar iyi bir ilişki içinde olduklarını paylaşarak aslında kendilerinin ne kadar iyi olduğunu göstermeye çalışıyorlar.

7. Mutlu çiftlerin kanıtlamak zorunda oldukları bir şey yoktur

Gerçek anlamda mutlu olan çiftler hiçbir şekilde sosyal medyanın onayına ihtiyaç duymazlar. Kendilerinden ve ilişkilerinden emin oldukları için kimsenin onların mutluluğuna şahit olmasını veya mutluluklarını onaylamasını beklemezler. Dolayısıyla da bu tarz paylaşımlarda daha seçici olurlar.

8. Facebook’tan uzak duran kişiler daha mutlular

Danimarka Mutluluk Araştırma Enstitüsü’nün 1,095 kişi üzerinde gerçekleştirdiği deneye göre sadece bir hafta Facebook kullanmayı bırakan kişilerin hayattan aldıkları tatmin ciddi oranda yükseldi. Aynı araştırmanın bir diğer kısmında ise düzenli Facebook kullanıcıları, kullanmayanlara göre kendilerini daha fazla öfkeli, kaygılı, stresli ve depresif olarak tanımlamış.

31 Ocak 2012 Salı

Sanal Kur Nasıl Yapılır?


Sanal kur yapmanın kendi kuralları vardır. Bunların ne oldukları ve anahtar noktalarını dikkatlice okuyun!

Taş devrindeki ilk mağara adamı, mağaradaki kız arkadaşını etkilemek için ilk kıvılcımı çıkardığından beri erkekler her zaman ellerindeki en yüksek teknolojiyi ilişki oyununda kullanmışlardır. Birkaç bin yıl ileri geldiğimizde bugün o günlerden pek farklı olmadığınızı keşfedeceksiniz. Elimizin altındaki  internet bağlantımız kendi imajımızın reklamını yapmak için inanılmaz imkanlar sağlıyor, onun sizin için düşündüğü şeyleri genişletin ve kötü ve tehlikeli fikirlerinizi tekrar düzenleyin. Gerçekten, sanal dünya kur yapma sanatının tartışmasız en ileri ve etkili yolu haline geldi. Bunu söylemekle beraber sanal kur yapmanın tuzakları da görülmekte.

20 Ocak 2012 Cuma

14 Önemli Twitter Taktiği


Twitter deneyiminiz, bu ipuçları sayesinde daha eğlenceli ve daha kolay bir hale gelecek!

Twitter'ın bize sağladığı hız ve kişilerimizle direkt olarak bağlantı kurma olanağı onu çok güçlü bir araç haline getiriyor. Ancak popüler sosyal ağ hizmetinde basit durum güncellemelerinden, retweet'lerden ve cevaplardan fazla yapabileceğiniz çok şey var.

Bu makalemizde Twitter'ı sonuna kadar kullanmanızı sağlayacak ipuçlarını ve bir takım faydalı üçüncü parti hizmetlerini sizlerle paylaşacağız.

1. Bir Twitter araması yapın

http://search.twitter.com/ adresine tıklayarak ve anahtar sözcüklerinizi arama çubuğuna girerek arama yapın. "@" ile başlayarak Twitter kullanıcı adlarını veya hash etiketlerini belirtebilirsiniz.

Sonuçlar gönderi zamanına göre, en yeni gönderi en üste gelecek şekilde sıralanacaktır. Dile göre filtreleme yapabilirsiniz.

2. Gelişmiş arama

Basit bir arama genellikle işinizi görecektir. Ancak zaman zaman ilgilendiğiniz bir sonucu bulabilmek için daha derinlere inmeniz gerekebilir.

Bunun için 'Gelişmiş arama' bağlantısını takip edin. Burada belirli bir tarih aralığındaki tweet'leri belirtebilirsiniz. Aradığınız tweet'lerin pozitif veya negatif bir tavırda mı olduğunu da burada seçmeniz mümkün.

3. Tweet'lerinizi yedekleyin

Twitter'ı bir süredir kullanıyorsanız, ne kadar çok şey paylaştığınızı görünce şaşırabilirsiniz. Gönderileriniz belki de bir romanı doldurabilir.

Tweet'lerinizi yerel olarak yedeklemek, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda onları güvende tutmanızı sağlayacaktır. Twitter Backup adındaki Java programı tüm Tweet'lerinizi bir XML dosyası olarak indirebiliyor. Kullanıcı adı, parola ve saklanacak dosya adını girmeniz yeterli.

4. Çevrim içi yedekleme

Tweet'lerinizi çevrim içi olarak bulutta yedeklemeyi tercih ediyorsanız, Tweet Backup'ı deneyebilirsiniz. Hizmet Tweet'lerinizi gündelik olarak yedekleyebiliyor.

5. Bir hediye gönderin

Hediye yollamak istediğiniz çevrim içi bir arkadaşınız mı var? Belki de potansiyel bir müşterinize bir tanıtımda bulunmak istiyorsunuz. İki tarafın da birbirine tüm kontakt detaylarını vermek istememesi sıkça rastlanan bir ihtiyaçtır.

Send Social, size karşınızdaki kişi ile adresinizi paylaşmadan aracı olmanızı sağlayan bir hizmet. Kişinizin sadece e-posta adresini veya Twitter kullanıcı adını bilerek bir sevikat talep edebilirsiniz.

6. Chrome'dan paylaşın

Twitter, çevrim içi keşiflerinizi paylaşmak için harika bir araç olsa da URL'yi kopyalamak, kısaltmak ve tweet içerisine yapıştırmak bazen sıkıcı gelebilir. Twitter istemcinizde bir URL kısaltıcı olsa da tam URL'yi kopyalamak zorundasınızdır.

Tweetright adındaki Chrome eklentisi ile bir bağlantıya sağ tıklayıp 'Tweetright'ı ardından 'Post link to Twitter'ı seçerek URL'yi anında paylaşabilirsiniz.

7. Firefox'da Echofon'u deneyin

Bir Twitter istemcisi ola Echofon, Firefox içerisinde çalışıyor. Yükledikten sonra Firefox'un durum çubuğuna yerleşen simgesine tıklayarak Twitter programını açabiliyorsunuz.

Tweet'ler eklendikçe kaç tane eklendiğine dair kısa bir ön izleme gösteriliyor.

8. Hash etiketlerini inceleyin

Popüler hash etiketlerinin ne anlama geldiğini www.whatthetrend.com adresinden öğrenmeniz mümkün. Popüler konulardan bir tanesini seçebilir veya bir terimi arayabilirsiniz. Bir etiket hakkında daha fazla bilgi edinmek için Archivist'i deneyin.

Summarizr ise Eduserv arşivlerini arayarak bir etiket veya kullanıcı hakkında istatistikler sunuyor.

9. Ara yüzü basitleştirin

Dabr, mobil kullanım için optimize edilmiş bir Twitter web ara yüzü alternatifi. Hizmet, üçüncü parti istemciler tarafından sunulan birçok işleve sahip. Birçok PC kullanıcısı, hızı ve kullanım kolaylığı nedeniyle Dabr'ı tercih ediyor.

10. Takipçileri tahmin edin

Önümüzdeki ay kaç yeni takipçiye sahip olacağınızı merak ediyor musunuz? Twitter Counter hesabınızı inceliyor ve zaman içindeki takipçi sayınızın artışını bir grafik üzeride gösteriyor.

Hizmet, takipçi sayınızı grafik üzerinde en popüler Twitter kullanıcılarınınkiyle veya arkadaşlarınızın takipçi sayısıyla da karşılaştırıyor.

11. Blog gönderilerinizi Tweet'leyin

Bir blog'unuz varsa yeni bir yazı yazdığınızda Twitter'daki kişileri bundan haberdar etmek iyi bir fikir olabilir.

Twitter Feed, blog'unuzun RSS beslemesini Twitter hesabınıza bağlama işlemini otomatik hale getiriyor. Güncellemeleri saatlik veya günlük aralıklarla kontrol etmeniz, tweet içerisine blog gönderisi başlığını dahil etmeniz mümkün.

12. Daha fazla istatistik

Twitalyzer, Twitter Counter'a göre daha farklı istatistikler sunuyor. Siteyi açın ve analiz edilecek kullanıcı adını girin. Bu işlem birkaç dakika sürebiliyor.

Sonuçlar beş alan içerisinde gösteriliyor: Etki, sinyal, cömertlik, sürat ve güç.

13. Sizi kim artık takip etmiyor?

Takip ettiğiniz bir kişi kısa bir süre sonra sizi takip etmekten vaz mı geçti? Friend or Follow bunu keşfetmenize yardımcı olacak.

Siteye kullanıcı adınızı girdikten sonra hesabınız inceleniyor ve size üç liste sunuluyor: Takip ettiğiniz ancak sizi takip etmeyen kişiler, takip etmediğiniz ancak sizi takip eden kişiler, takip ettiğiniz ve sizi takip eden kişiler.

14. Tweet'lerinizi planlayın

Gelecekte göndereceğiniz tweet'leri zamanlamak işinize yarayabilir. Buna yönelik kullanımı en kolay hizmet olan SocialOomph ile PC'nizi açık bırakmanıza da gerek kalmıyor.

Sitede oturum açarak OAuth yoluyla izin verdikten sonra kullanmak istediğiniz hesabı seçmeniz ve otomatik olarak paylaşılmasını istediğiniz mesajı ayarlamanız yeterli.

3 Ocak 2012 Salı

Twitter vs Facebook: 7 fark


Twitter günden güne daha çok popüler bir iletişim platformu haline geliyor. Facebook’un dünyadaki başarısı da tartışılmaz. Peki twitter’ı facebooktan ayıran özellikler neler? İşte kısaca buna değineceğiz...

  1. Popüler tweetler, facebook statüslerine göre çok daha hızlı yayılıyor.
  2. Twitter’da Facebook’taki gibi 5,000 kişilik bir limit yok.
  3. Arkadaşlık teklifiniz facebookta onaylanmak zorunda halbuki Twitter’da istediğiniz kişiyi takip edebiliyorsunuz.
  4. Twitter’ın gizlilik ayarları çok daha az, bu sebeple kafa karıştırmıyor. Facebook’a göre daha fazla görünür oluyorsunuz. Herhangi bir tweetiniz tamamen şans eseri hiç tanımadığınız birisi tarafından yakalanabilir ve meşhur olabilirsiniz.
  5. Twitter’da kendi alanında faydalı bilgiler veren bir sürü uzman var.
  6. Twitter’da facebook’ a nazaran yazdıklarınıza daha hızlı cevap alıyorsunuz.
  7. Son dakika haberleri twitter’da facebook’a göre çok daha hızlı ve daha önce yayılıyor. Son referandum seçimleri, depremler, diğer gelişmeler bize bunu bir kez daha kanıtladı. Sandık sonuçları televizyonlardan ve facebooktan önce twitter’da yayınlanmaya başlamıştı.


17 Aralık 2011 Cumartesi

GEÇİCİ DUYGUSAL KÖRLÜK


Erotik veya şiddet içeren görüntüler, beynimizin işleyişini geçici olarak sekteye uğratıyor. Yale ve Vanderbilt üniversitelerinden bilim adamlarının gerçekleştirdiği bir dizi test; erotik veya şiddet sahnelerine maruz kalan insanların, hemen sonrasında gördükleri diğer başka resimleri algılamakta güçlük çektiğini gösterdi.

Bulgular, insanların araç kullanırken seksi reklam panolarından veya kaza sahnelerinden neden bu denli etkilendiğini de açıklayabilir. Araştırmacılara göre, bu tür imajlar; tehlike veya cinsel birleşme potansiyeli gibi biyolojik açıdan önemli durumlara işaret ettiği için, vücudumuz alarma geçiyor.

Yapılan araştırmada, deneklere bir dizi manzara fotoğrafı gösterildi ve aralarından belli özellikte olanları seçmeleri istendi. Ancak, aralara şiddet dolu veya erotik sahneler de karıştırıldığı zaman, deneklerin bu imajların arkasından gelen hedef fotoğrafları fark etmediği görüldü. Bu sonuç, erotik veya rahatsız edici görüntüler kullanan reklamların da dikkat çektiğini, ancak bu imajların hemen arkasından gelen marka adının ve bilgilerin algılanamayacağını gösteriyor. Bu da, bazı durumlarda çok ilgimizi çeken bir reklamın, hangi ürünle ilgili olduğunu neden hatırlamadığımızı açıklıyor.

24 Eylül 2011 Cumartesi

İnternete yem olmayın!


Newsweek dergisinin haberine göre, internet izleme şirketleri girdiğiniz her tür bilgiyi kullanarak karakterinizden IQ seviyenize kadar kişiliğinizi belirleyip haberiniz olmadan adreslerinizi pazarlıyor.

İnternette yaptıklarınızın “isimsiz” kaldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Üye olduğunuz sitelerde paylaştıklarınız, arama motorlarına girdiğiniz kelimeler, dolaştığınız siteler, forumlarda yaptığınız yorumlar, kısacası yaptığınız her şey “internet izleme şirketleri” tarafından birleştiriliyor ve satılıyor. İş başvurusu yaptığınız şirketler, patronlarınız, bankalar, sigorta şirketleri internet profilinize bakarak kararlar alıyor. Amerikan Newsweek dergisinin bu ayki sayısında internet izleme şirketlerinin geldiği noktayı ortaya koydu.

Bilgisayar mühendisleri “hacker”lığa (korsan) gerek kalmadan sadece adınız ve e-mailinizi kullanarak Facebook, Twitter, LinkedIn gibi sosyal paylaşım sitelerinin veri tabanlarından aldıkları bilgilerle internette izinizi sürüyor, yalnızca birkaç saat içinde vatandaşlık numaranız, adresiniz, telefon numaranız, gittiğiniz okullar, çalıştığınız yerler gibi kişisel bilgilerinizi toplayabiliyorlar. Tüm bu bilgiler birleştirilince IQ seviyenizden karakter özelliklerinize kadar birçok tahminin bulunduğu bir profil oluşturuluyor.

Herhangi bir kişi yalnızca internet profilinize bakarak şunları anlayabilir:

* Alkol, sigara ya da uyuşturucu kullanıp kullanmadığınız,
* Fotoğraflarınıza, yüz simetrisi ve vücut tipi analizi yapılarak size verilen güzellik puanı ile kırışıklıklarınız ve ağaran saçlarınız,
* Kendi evinizde mi kirada mı oturduğunuz, oturduğunuz mahallenin gelir sınıfı,
* Çalışma koşullarınız, sigara ve alkol tüketiminiz.

İşinize mal olabilir

Teknoloji uzmanları gelecekte internette yaptıklarınızın hayatınızın her alanında önünüze çıkabileceğini söylüyor. “İnternet profilleri”, fotoğrafları, yorumlarınızı veri aldığı için hatalı tahminlerde bulunma riski de taşıyor. Örneğin, Facebook’ta yaptığınız bir şaka sağlık sigortanızın priminin artmasına neden olabilir ya da kredi başvurunuz reddedilebilir. Ayrıca böyle bir inceleme yapmanın hiçbir yasadışı yanı bulunmuyor, hatta bu tür olaylar çoktan yaşanmaya başladı. 2009 yılında depresyon nedeniyle hastalık izni alan Kanadalı bir kadının sigorta şirketi Facebook hesabındaki fotoğraflarında eğleniyormuş gibi gözüktüğünü belirterek ödemelerini kesti. Çeşitli ülkelerde çok sayıda kişi sosyal paylaşım ağlarında koydukları fotoğraflar, yazılar nedeniyle işlerinden atıldı.

Tüm bilgilerinizi toplayabiliyorlar

İlk başta kişisel bilgileri reklam şirketlerine satmak için kurulan internet izleme şirketlerinin faaliyetleri giderek genişliyor, artık siyasi partilerin muhtemel seçmenlerini bulmak gibi görevler üsleniyorlar. Bu şirketlerden biri olan RapLeaf internet kullanıcılarını e-mail adresleri ve isimleri ile birlikte veri tabanına kaydediyor. RapLeaf’in oluşturduğu profillerde kişisel bilgilerinizin yanısıra siyasi eğiliminiz, ilgilendiğiniz konular, almayı düşündüğünüz ürünler, hatta ilişkinizin olup olmadığı ya da en son ne zaman bir ilişkinizin olduğu gibi ayrıntılar yer alıyor. RapLeaf ABD’de yapılan 10 seçim kampanyası ve yasa tekliflerinde siyasi partilerle çalışarak, partilere yakın olarak belirlediği kişilerin e-mail adreslerini sattığını belirtiyor.

Gizliliğinizi NASIL KORUYABİLİRSİNİZ?

* İnternet tarayıcınızda, web sitelerinin kullanıcılar hakkında bilgi topladığı küçük yazılımlar olan “cookie”leri bloklayın. “Cookie” genel olarak, kullanıcı adlarının ve şifrelerin tekrar tekrar girilmesini önlemek için kayıt altına alınması gibi zararsız işlevler görse de izleme şirketleri tarafından casus olarak kullanılıyor.
* Sosyal paylaşım sitelerine doğum tarihinizin yılını yazmayın.
* Gizlilik ayarlarınızı maksimum hale getirin, kullanmadığınız hesapları kapatın.
* Farklı sitelerde farklı kullanıcı adları ve şifreleri kullanın.

4 Eylül 2011 Pazar

Popular Posts